Sivasspor 0-4 Galatasaray:

Ujfalusi started as captain and his partner was Semih Kaya again. Both had three red cards before this match, so they were one card away from ban(4 cards = 1 match ban in Turkey). If they'll be booked next week against Gençlerbirliği, they'll miss Fenerbahçe derby.

Sivasspor's attacking mentality forced our defence. Galatasaray won the match but Muslera was man of the match with striker Necati Ateş.

Ujfalusi and Sivasspor striker Eneramo were almost in the all actions. Muslera saved two certain goals until 14th minute and Necati led Galatasaray with a 30 meters lob at 14th minute. With the goal, Galatasaray played more effective football.

In front of the six yard box line, Ujfalusi couldn't stop Eneramo but he failed to find the net. This was the most serious chance for Sivasspor in all match. Eneramo protested referee for a penalty after position but that wasn't.

With the second half, both teams played attacking and agressive football. Galatasaray wanted more goals and Sivasspor tried to level game as well. Second half's first serious action came from Sivasspor. Pedriel took shoot but Ujfalusi layed on pitch and blocked his shoot. Before Galatasaray's second goal, Muslera saved one more shoot.

Galatasaray won a corner at 64th minute. Sivasspor defender tried to head ball out the penalty area, but in the box(front line of box, around 15 meters) Ujfalusi took a weak volley, the ball skimmed(or leaped) on the pitch and Sivasspor keeper Senecky failed to punch outside, he punched through the net and Ujfalusi scored his first league goal after 2006 with Fiorentina. Also that was his first goal after two years. His last goal was against Recreativo Huelva, it was a Copa Del Rey match which played on 14th January 2010.

After 2-0, Sivasspor found two more chances but Muslera saved both. Ujfalusi missed his man in one action but Hakan Balta(left back) stopped Eneramo. With 3-0, Sivasspor stopped fighting and both teams slowed down, in last minute, Necati ateş scored final goal of the match and Galatasaray won 4-0.
GS-BJK derby, Tomas Ujfalusi report:

Ufalusi started match as captain, his partner was Semih Kaya again. Beşiktaş found some unimportant chances in first 10 mins, also they tried long balls but Semih and Ujfalusi stopped Almeida and Quaresma. At the beginning of the second half, Quaresma came from our left, Ujfalusi was marking him but he found a chance to cross the ball from low and short range and Semih Kaya layed through his low cross and blocked it. Ball stopped after hitting Semih's body, while all was happening Ujfalusi was slipped and when he was laying he tried to kick ball but Quaresma gained this ball and sent ball to the 6 yard box. Ball passed Muslera because he was at near post and İbrahim Toraman scored an easy goal.

After Beşiktaş's equaliser Ujfalusi, Semih and Muslera focused game much more. In fact, Ujfalusi dribbled three Beşiktaş players and carried ball to the opposition area. We gained corner after this action but corner kick haven't caused any actions.

Felipe Melo scored a goal with Selçuk İnan's assist and Galatasaray led the game again. Beşiktaş tried more serious organizations but especially Ujfalusi stopped Quaresma. Ujfalusi almost touched all the balls sent to Quaresma.

Quaresma crossed a long but ineffectual long ball to penalty area at 73th minute. Ujfalusi was in the penalty area also, so left back Hakan Balta was marking Quaresma on the wing. Muslera came of to penalty spot to gain this ball but Semih Kaya tried to kicking ball out but sent ball to his own goal. Score levelled again. First goal was Ujfalusi's mistake, second was Semih Kaya's. Ujfalusi backed Semih after own goal. He's just like tactical and mental coach of Semih Kaya on the pitch.

At 90th minute Quaresma came from deep and crossed to far post, unmarked Almeida couldn't send ball to goal. If he could score this, Ujfalusi and Semih were gonna be criticised during all week. After this serious action we scored nearly the same goal. Selçuk İnan crossed from deep -just two steps out of 6 yard box- and Elmander headed the ball in and Galatasaray won the match with this last minute score.
Galatasaray's successful defender Tomas Ujfalusi working for breaking his career record on the other hand with his high performance. Ujfalusi who played 26 Spor Toto Super League mathces became an insurance for Galatasaray's defence, yellow-reds are closed their goal to opponents' scores. He settled wonderful with Semih Kaya, also fans are not confused with him with Muslera's labour at goal.

According to news on Webaslan(one of the web portals of GS fans), when we look at Ujfalusi's former performances up to 26-week at his former clubs, his success story is dragging him to record.(dragging used as positive meaning, maybe "taking him through to the record" is suitable translation for this part)

Galatasaray conceded only 19 goals when Ujfalusi played. 33-year-old defenders closest stat about this was in 2006/07 season at Fiorentina.

Ujfalusi -who transferred to Galatasaray from A. Madrid via coach Fatih Terim's reports- was criticised by Turkish sports media for being overaged. Experienced defender answered them on the pitch. Here his former teams' conceded goals with Ujfalusi's 26-week performances:

GALATASARAY
2011-2012 – 19

ATLETICO MADRID
2010-2011 – 36
2009-2010 – 41
2008-2009 – 38

FIORENTINA
2007-2008 – 31
2006-2007 – 21
2005-2006 – 29
2004-2005 – 35

HAMBURG
2003-2004 – 48
2002-2003 – 30
2001-2002 – 42

SIGMA OLOMOUC –
17 yaşında olmak
bu geçen hafta çok takıldığım bir konuydu.. "yemek saati geldi hala yok" tepkisini annesinden duymayan evlat yoktur sanırım.. mesele bu değil, istediğini desin annelerimiz.. benim laf arasında takıldığım 17 yaşındaki evladına kızan anne.. 17 yaş dedin mi, çocuk dışarıdadır, akşam arkadaşlarıyla falan oturur, ne bileyim yemeğe geç gelir, belki hiç gelmez(kara tren misali..)

17 yaşında birini tanıyayım, evinin önüne yerleşirim, kapıdan içeri girmesine engel olurum.. çünkü 17 yaşındaysan ve o an okul yoksa uyumaya 2 saat kala gelirsin eve.. hiç olmadı karşı komşuya git, üst komşuya git.. en kötü ihtimal yabani gibi sokakta bir köşeye otur 2.5 litrelik kola ve cipsle zaman geçir..

çocuğum olursa bir baba olarak 17 olduğu gün sokağa salacağım, yürü defol git evden diye salarım sokağa.. 18 olana kadar içeri almam.. 17 yaşındaki çocuğun eviyle pek işi olmaz zira.. salacaksın sokağa, arada bir balkondan para atacaksın eve ekmek getirsin su getirsin diye, sonra ya top peşine ya içeceği alkol olur kola olur meyve suyu olur ne seviyorsa onun peşine koşar gider.. hiç olmadı kız/erkek arkadaşıyla dolaşır.. burada erkek evlat değil demek istediğim kızlar da çıkıp gider akşam 11'de "of bugün de iyi eğlendik" diye eve gelir hemen duş alır sabah kalkar derse gider akşam eğlendiği arkadaşlarıyla geceyi kritik eder..

işte durum buyken anneler niye 17 yaşındaki çocuğu eve gelmedi diye azarlar bilmiyorum.. hiç bir zaman emin olamayacağım konulardan biridir bu nasıl bir çözüm sunulursa sunulsun.. akşam yemeği saati geldiyse ve 17 yaşındaysan dışarıdasındır.. insanın tabiatı gereği yemekten 1 saat sonra gelirsin eve.. insanın doğasında böyle bir gıcıklık hissi oluyor o yaşta, illa ki o yemek geç yenecek.. şerefsiz gibi, yabani gibi evdeysen bile çıkıp 17 yaşın hükümlülüklerini yerine getirip yemek soğuyup tekrar ısınacak kıvama geldin mi oturacaksın o sofraya..

17 yaşını hiç yaşamamış, o evreyi pas geçmiş gibi konuştum ama olay bu yani.. bir anne oğlu/kızı 17 yaşındaysa kızmamalı ona, yemeği 1 saat geç yiyecek, çünkü doğa ana öyle istiyor, bünye yaşının getirdiği huy yüzünden o saatte dışarıda olmak istiyor.. e insan kendini tutamayınca da anne dayak mı atar azarlar mı o tamamen annenin insiyatifine kalmış bir şey..
delhi ve yeni delhi
arkadaş demiş delhi - yeni delhi hadisesi var oraya girmiyorum diye.. sen girmezsen ben girerim demir efendi..

papua yeni gine ve gine hadisesine benziyor aslında.. delhi diye bir bölgen var senin, tamam çok güzel iyi düşünmüşsün, buna itirazım yok.. hindistan dediğin geniş ülke, ülkeyi komple bölge, il, ilçe, mahalle, belediye, köy diye bölmeye kalksan işin içinden çıkamazsın.. bunu da anlarız amma velakin sen çıkıp da zaten elinde delhi varken bunun yenisini niye kurdun.. delhi denen bölgenin içinde burası da yeni diye neden kayırdın hepsini.. yetmedi üstüne niye başkent yaptın.. ne oldu yeni delhi'nin esasına, özüne, kaynağına yani eski delhi'ye ? arada kaynadığıyla kaldı..

önce şunu belirteyim, derdim tüm yeni sıfatına sahip yerlerle değil.. york ve new york var mesela.. ingiltere'de york var, adamlar yeni bir dünya bulmuş gemiyle dünyanın yolunu gidip.. yeni kıtada bir yeri gözüne kestirip "buralar aynı ingiltere'deki yorkşayır, babasının oğlu olsa bu kadar benzer.. o zaman yeni york olsun adı, ilerde yerleşiriz" demiş ve gemiye atlayıp bu fikri avrupa'ya yaymaya karar vermiş.. avrupalı da gerçi pek kaypakmış hemen tamam demiş üstüne new jersey'i kurmuş.. allah vere new london, new manchester diye sürüp gitmemiş bu.. neyse konu dağılıyor, demem o ki delhi niye kurulur ? eski delhi'nin ne suçu vardı bilmiyorum ama yenisinin de eskiden bir fazlası olduğunu düşünmüyorum.. başkent sıfatı verilip alenen kayırılmış, başka da olayı yok.. demir, yeni yerin adını delhi değil de melhi koysalar bunu yapan kişiye yolda dayak mı atılacağı sorusunu sormuştu.. e atılmayacak.. delhi, bu da melhi, ehehehe diyerek geçecek adam.. başkent de melhi olacak.. ama yok, yeni delhi.. ben şahsen eski delhi'den zerre etkilenmedim bugüne dek, hal böyleyken yeniden neden etkileneyim..

melhi koy gitsin adını.. hani olmaz ama, bir şekilde ben ikna oldum yeni delhi'ye.. madem başkent yapacaksınız delhi'yi yapın komple, eskiye hürmet edin, e o da yok.. böyle pişkinlik olmasın ama.. şimdi ben delhi'de oturuyorum, demir de yeni delhi'de, beni bir akşam arayıp "naber lan eski" dese, yeni delhi'nin yeniliğiyle övünüp beni ezse benim delhi'de yaşayan adam olarak kendisinin ağzını burnunu kırma hakkım doğmaz mı, doğar.. ama işte olmuyor..

yeni delhiymiş, yürü git allasen ya.. aynı ülkede lan, başka ülkede delhi olsa da hindistan yenisini kursa çakal gibi sinsi gibi, o zaman sesimi çıkarmam otururum.. ama böyle oldu mu olmuyor işte..

ben şimdi kafanızda fikir oluşması açısından soruyorum : marmaris'i alıp da yeni muğla diye il yapmaya kalksam hoşunuza gider mi ? gitmez elbette.. o zaman kimse bana yeni delhi'yi savunmayacak arkadaş..
gine - papua ve yeni ucgeni

yazimi resimle suslemek amaciyla google images'e ''gine'' diye yazip arattim ve gozume carpan bir gine haritasina tikladim.. ''server error'' verdi.. ''acilsa sasardim'' diyerek baska bir resime yoneldim..
inanin gercektende sasirirdim.. gine gibi bir ulkenin resmini yayinlamak amaciyla herhangi bir serverin calismasina cok ama cok sasirirdim.. hatta gine vatandasi olsam tuylerim diken diken bile olabilirdi gururdan.. allahima sukurler olsun ki degilim.. peki neden gine? ne istiyoruz bu gineden? iste biraz bununla ilgili yazmak istiyorum..

aslinda hersey akil sagligi en az benim kadar supheli olan franchi ile son derece gereksiz bir konusma sonucu cikti ortaya.. yoksa iki insan neden gece 2,3,4 saatleri arasi gine'den soz etsin.. yatagima girdim ve dusundum.. neden varsin sen gine? yani gine diye bir ulkenin olmasi gunluk hayatlarimizi ne kadar etkiliyor.. ha diyeceksiniz afrikadaki cogu ulke bu durumda.. hayir.. gine apayri.. yeri gelir bazi afrika ulkeleri futbolda sivrilir.. bazilari ic catismalarla haber olur.. diger kismi unicef kartlarinda onumuze cikar.. ama gine oyle degil.. gine cok sinsi.. denizin kenarinda kapmis topragi orda duruyor.. konustuk hep bunlari.. okulda tarih dersklerinde ne goruyor o cocuklar.. tek sayfalik fotokopi halinde, ustune ''her savasta kactik biz''.. diye iddia da bulundu franchi.. cokta dogru sanirim..
yattara'dan baska ne yarari olmustur bu ulkenin bize.. bir kisi bos zamaninda.. muzik dinlerken.. kitap okurken veya resim yaparken kafasini kaldirip ''yahu bu gine ne enteresan ulke'' demismidir..

peki tamam gine'yi kurdunuz.. bi anlik bosluktan faydalanip bayragi cektiniz.. tamam.. eyvallah.. peki ey insanlik hangi amacla ''papua yeni gine'' yi kuruyorsunuz.. bayrak ve mars vererek onore ediyorsunuz bu insanlari.. insan biraz utanir.. ''ben gine'yi kurdum ses etmediler aradan yeni gineyi de kurayim'' mi dediler acaba.. yada '' ulan bu gine cok kral ulke, oyleki bir tane daha istiyoruz.. yetinemiyoruz gineyle'' mi dediler.. hangi akil gine den sonra papua yeni ginenin kurulmasini anlayisla karsilar.. ginenin ne guzellgini gordukki papuasinin kurulmasina ses etmeyelim.. bizde kuralim papua yeni turkiye diye.. eurovisionda alalim 12 beles puani.. milli maclarda yatsinlar hep bize.. oh.. bir ulke dusununki cumhurbaskani secimleri '' aday olmak isteyenler tahtaya ciksin'' diyerek papua yeni gine lisesinde yapiliyor.. bir ulke dusunun futbol,basketbol,yuzme ve atletizm spor takimlari ayni kisilerden olusuyor.. sonra neden multeciler akin akin geliyor.. su sartlar altinda multmeyecek adam goremiyorum ben icinizde..

birde delhi - yeni delhi olayi varki hic girmek istemiyorum ona..
Hoşglediniz, Açılış Yaptık Biz
Merhaba herkese, birimiz Artemio Franchi'de, diğerimiz Overcast'te güzel güzel, efendi efendi yazıyoruz bildiğiniz gibi. Ancak ara sıra saçma saçma şeyler yazmak gerekiyor, zekâyı elden bırakıp bambaşka diyarlara koşmak gerekiyor. O koşuşturmada oturup soluklanacak bir durak olması niyetiyle pisssssmi diyerek açtık burayı.

Boş zamanınızda bir tık da buraya atıp bir kaç satır okursanız bu iki deliyi sevindirirsiniz. Ben de varım, ben de zaman zaman aklımı cebime koyup yazarım diyebilecek herkese de kapımız bacamız açıktır.